Motor Yağının Görevi Nedir?
Motor yağı, motorun tüm hareketli aksamı üzerinde film şeklinde
ince bir tabaka oluşturarak sürtünme ve aşınmayı azaltır, bu
da tekerleklere daha fazla güç aktarır..
   
ÜCRETSİZ YAĞ FİLTRE DEĞİŞİM HİZMETİMİZ DEVAM EDİYOR.
Mineral Yağlar
Mineral yağlar yıllardır kullanılmakta olan klasik yağlardır.
Yeraltındaki bildiğimiz petrolün distile edilmesinden sonra
deterjan, viskozite geliştirici ve aşınma önleyici birtakım
katkılar eklenmek suretiyle üretilirler. Fiyatları genelde
ucuzdur ve ortalama bir performans sunarlar.
Sentetik Yağlar
Sentetik yağlar laboratuvarlarda çeşitli kimyasal işlemler
sonucunda kimyagerler tarafından üretilen yağlardır. Fiyatları
mineral yağlara oranla daha pahalıdır ancak hem daha iyi
performans, hem daha uzun süreli kullanım sunarlar. Termal dayanıklılıkları
fazladır. Yağlama görevlerini daha uzun süreler yerine
getirirler ve çok daha fazla sıcağa dayanabilirler.
Yarı Sentetik Yağlar
Yarı sentetik yağlar bu ikisinin karışımıdır ve hem fiyatları,
hem de sundukları performans bu iki yağın arasındadır.
Genellikle %70-80 mineral yağa %20-30 sentetik yağ karıştırılmak
suretiyle elde edilirler.
Viskozite ve Viskozite Endeksi Nedir?
Viskozite basit şekliyle bir yağın kalınlığının ölçüsüdür.
Belirli bir sıcaklıkta yağın ne kadar akıcı olduğunu göstermek
için de Viskozite Endeksi kullanılır. Genellikle bir yağ kalınsa
viskozitesi yüksek, ince ise viskozitesi düşüktür. Viskozite
endeksi bize bir yağın ısıya maruz kaldığında ne kadar
inceleceğini gösterir. Rakam ne kadar yüksekse, ısıya maruz
kaldığında yağ o kadar az incelir. Rakam düşükse yağın
viskozitesi düşük, yüksekse viskozitesi yüksektir. Vizkozite
endeksi aynı zamanda bir yağın belirli koşullar altında nasıl
davranacağını da gösterir. Çok yüksek viskoziteli bir yağ (Ör:
50) özellikle düşük sıcaklıklarda motorun belirli kısımlarına
ulaşamayabilir, hatta yüksek devirlerde silindir ile motor arasındaki
film kopabilir. Çok düşük viskoziteli bir yağ ise (Ör:0) özellikle
aşırı yüksek sıcaklıklarda çok fazla incelerek koruma özelliğini
yitirebilir.
Tek Viskozite ve Multi-Viskozite Yağlar
Hizmet ettikleri sıcaklık aralığı bakımından yağlar ikiye
ayrılır: Tek viskozite ve çok viskoziteli (multi-viskoziteli) yağlar.
Tek viskoziteli yağlar hava sıcaklıklarının daimi olarak sabit
olduğu durumlara uygundur, dolayısı ile bu tür yağlar hem yaz,
hem kış kullanımına uygun değildir
(Ör: 20W-50 değil de sadece 50W) . Zaten bugün bir benzin
istasyonuna gidip herhangi bir marka motor yağı almaya kalktığınızda
hepsi multi-viskozite olacağından, isterseniz hemen bu tip yağlara
geçelim.Günümüzde araçların tamamına yakınında kullanılan
multi-viskozite yağlar ise yapı olarak değişken hava koşullarında
hizmet etme özelliğine sahip olduklarından hem yaz sıcağında,
hem de kışın soğuğunda kullanılabilirler. Kalın bir yağ soğuk
hava koşullarında jelleşecek ve görevini tam olarak yerine
getiremeyecektir. İnce bir yağ ise soğukta rahat akacak, ancak yüksek
sıcaklıklarda motor ile silindir arasındaki film tabakası
incelecek, ya da kopacaktır. Sonuçlarını düşünün.. Tek
viskoziteli yağların bu dezavantajları üzerine ince bazlı bir
tek viskozite yağa çeşitli polimerler eklenmek suretiyle multi-viskozite
yağlar üretilmiştir. Eklenen bu polimerler sayesinde multi-viskozite
yağlar kışın soğuğunda yada ilk çalıştırma esnasında görev
yapabilecek kadar ince, yaz sıcağında güvenebileceğiniz kadar
da kalındırlar. İkisi aynı anda saçma, belki de inanılmaz
geliyor değil mi? Nasıl olduğunu makalenin ilerleyen paraglaflarında
okuyabilirsiniz.. Çok basit.
Multi-Viskozite Yağların Avantajı Nedir?
Tek viskoziteli bir yağın akıcılığı her sıcaklıkta aynıdır.
Çok viskoziteli yağlar ise tek viskoziteli yağlardan farklı
olarak kendilerini değişen sıcaklıklara adapte ederler. Çok
viskoziteli bir yağ tek viskoziteli bir yağa oranla soğuk
havalarda daha akıcı, yüksek sıcaklıklarda ise kesinlikle daha
kalın ve güvenlidir.Bu, aynı zamanda şu anlama da geliyor:
Otomobilinizi belirli bir süre için kullanmadığınızda motor yağı
kartere doğru süzülecek ve tekrar çalıştırdığınızda çok
kısa bir süre için dahi olsa, motorunuzun tüm parçalarına ulaşması
için belirli bir süre geçecektir. Çok viskoziteli yağlar soğuk
havalarda tek viskoziteli yağlara oranla daha akıcı olduklarından
motorun içerisindeki parçalara daha çabuk ulaşırlar, böylelikle
ilk çalıştırma anındaki motor aşınmaları daha azdır.Çok
viskoziteli yağlar tek viskoziteli yağlara oranla %1,5 ila %3 arasında
yakıt tasarrufu sağlarlar. Çok viskoziteli yağlar hem düşük,
hem yüksek sıcaklıklarda daha fazla koruma sağlarlar.Multi-Viskozite
Yağların Çalışma PrensibiYağ kullanımında sorun şudur: 10W
kadar ince bir yağ kullanırsak yağ oldukça ince olduğundan ne
ilk çalıştırma anında, ne de soğuk havalarda akıcılık açısından
bir problem yaşamayız. Peki hava oldukça sıcaksa, ya da motor ısısı
son derece arttığı zaman ne olacak? Gidip hemen yağı mı değiştireceğiz?
İşte bu problemi çözmek için üretim aşamasında diğer birçok
katkıyla birlikte multi-viskozite yağlara �viskozite geliştirici�
katkı maddeleri eklenir. Yağ yine aynı yağdır, 10W bazlıbir yağ..
Ancak, eklenen polimerler sayesinde ısındığında örneğin 40
viskoziteli bir yağ gibi davranır, böylelikle sıcak hava koşullarında
da görevini yerine getirir. Nasıl mı?
Eklenen polimerleri kimyasal olarak yağ soğukken içinde bağımsız
olarak yüzen toplar olarak düşünün. Yağ ısındıkça bu
polimerler çözülmeye ve uzun zincirlere dönüşmeye başlarlar,
ve böylelikle yağın incelmesini önlerler. Ondan sonra dalga geç
�alt tarafı polimer�... Nereye dalga geçiyosun? Öhö..
Eee. Evet, ne diyordum, birleşirler ve böylelikle ne olur efenim?
Bir yağın içinde iki yağ... Yağınız 10W-40 ise soğukta 10W
gibi ince, sıcakta ise 40 viskozite yağ kadar kalın gibi davranır.
Burada önemli olan viskozite aralığını seçerken kışın
tahmini en soğuk, yazın ise tahmini en sıcak derecesine dikkat
etmektir. 10 bazlı bir yağı 10W-30 yapmak için daha az, 10W-40
yapmak için daha fazla polimer eklemek gerekir. E, asıl yağlamayı
yapan polimer değil de yağ olduğuna göre, neden gereksiz yere içerisinde
daha fazla polimer olan bir yağ kullanalım? 10W-30 idare ediyorsa
neden 0W-40 gibi.. Yani şu saçma: �Abi, var ya en iyisi
Mobil 0W-40�mış�.. Böyle birşey yok arkadaşlar.
Bu bana iyi gelir de, sen Antalya�nın sıcağındasındır,
kışları Antalya -40 derece mi 0 bazlı yağ kullanılsın?
Viskozite aralığı tavsiye üzerine değil, kesinlikle ve
kesinlikle içerisinde bulunulan iklime göre seçilmelidir.
Tavsiyeyi aynı ildeki arkadışınız yapıyorsa ayrı.. Her bir
viskozite aralığı için tek tek olmasa da, isterseniz genel bir görüş
oluşturması açısından aşağıda en bilinen viskozite sınıflandırmalarını
verelim. Bunlardan en ayrıntılı ve en bilineni SAE�
ninkidir, yani şu hep konuşulan 10W-30, 20W-50 gibi.. Ancak SAE
derecelendirmesinde hangi viskoziteyi seçeceğinizden emin olamıyorsanız,
kutunun üzerine bakıp daha basit olan API, ya da ondan da basit
olan ACEA sınıflandırmasına göre de seçim yapabilirsiniz. (Bakın
diyorum ama, du bakıyım var mı? Eveeet.. Yağımızı elimize
alalım.. Ne diyor? Shell Helix Ultra SAE 5W-40, API SJ/CF, ACEA
A3/B3.
Viskozite Derecesini Seçmek
En bilinen viskozite sınıflandırmaları şunlardır:SAE (Society
of Automotive Engineers) sınıflandırmasıSAE sınıflandırması
diğerlerinden farklı olarak yağı düşük ve yüksek ısılardaki
viskozitesine göre sınıflandırır, dolayısıyla bir miktar daha
ayrıntılı olduğu söylenilebilir. Ancak en bilinen ve en çok
kullanılanı olması sebebi ile, ilk sırada
SAE sınıflandırmasını inceleyelim.
SAE sınıflandırmasında derece �W� harfi ile ayrılan
iki rakamdan oluşur. W, winter yani kış anlamındadır ve yağın
düşük sıcaklıktaki viskozitesini gösterir. Örneğin
10W-40�taki �10W� gibi. Bu, aynı zamanda yağın
baz viskozitesidir, yani polimer eklenmeden önceki asıl
viskozitesi. Bu rakam ne kadar düşük olursa yağ o kadar ince
olacağından, bu bize aynı zamanda yağın düşük ısılarda ne
kadar akıcı olacağını ve motorun ne kadar kolaylıkla çalışacağını
da gösterir.İkinci rakam yağın yüksek ısı viskozitesini
verir. 10W-40�taki �40� gibi. Bu rakam ne kadar
yüksekse, yağ sıcakken o kadar viskoziteli, yani kalın demektir.
API (American Petroleum Institute) Sınıflandırması
Sınıflandırma iki harf ile yapılır. İlk harf yağın benzinli
(S) veya dizel (C) motorlardan hangisine uygun olduğunu, ikinci
harf ise yağın aynı gruptaki performans değerini gösterir.
Performans sınıflaması her iki grupta da A en düşük olmak üzere
benzinli motorlar için A-J arası, dizel motorlar için ise C-F
arası yapılır.Benzinli motorlarda: (min.performans) SA..SB..SC..SD..SE..SF..SG..SH..SJ
(max.performans)Dizel motorlarda: (min. performans) CA..CB..CC..CD..CE..CF
(max.performans)Eğer yağ kutunuzun üzerinde �API SJ/CF�
şeklinde bir ibare görürseniz bu, yağın hem benzinli, hem de
dizel tüm motorlarda kullanılabileceği (Ferrari dahil) anlamına
gelir.
ACEA (Association of European Car Manufacturers) Sınıflandırması
Sınıflandırma bir harfi takip eden bir rakam ile yapılır (A3
gibi). ACEA standardı iki kategoriye ayrılır. Birinci kategori yağın
hangi motorda kullanılabileceğini açıklar:Benzinli motorlar için
A Dizel otomobil motorları için B Dizel kamyon motorları için C
Yağın performans seviyesini ise takip eden rakam belirler:Yakıt
ekonomisi için 1 Genel amaç için (ortalama seviye) 2 Yüksek
performans için 3 Örnegin A3 benzinli motorlar için yüksek
performanslı bir yağı, A1 benzinli motorlar için ekonomi amaçlı
bir yağı tanımlar.Viskozite konusunda yapacağınız seçim sıcaklık,
otomobilin üzerindeki kilometre, piston aralıkları ve kullanım
şartları gibi birçok değişkene bağlı olmakla birlikte, genel
kural olarak viskozite aralığını çok açmadan mümkün olan en
ince yağı kullanmak en iyisidir. Çok kalın yağların da sürtünmeyi
arttırdığı bir gerçektir. En ince derken, akla 0W-40 gelebilir,
ancak bulunduğunuz iklimde hava kış mevsiminde -18 derecenin altına
düşmüyor, yaz mevsiminde de aşırı sıcaklar yoksa neden 0W-40
yerine 10W-30 olmasın? Burada seçim tamamıyla size kalmıştır.
Bir yağ kutusunun içinde katkı maddesi ne kadar az ise o kadar
iyidir, 0W-40 alırsınız, içerisinde fazla fazla katkı maddesi
vardır, ya da 10W-30 alırsınız, içindeki gerçek yağ oranı o
kadar fazladır. Sadece bazı 0 yerine 10 olduğu için diğerinden
biraz daha kalındır. Aslında bu seçimi yaparken kilometreyi de
hesaba katmakta fayda var. 0 km. bir arabada ince yağ, 100.000
km.�deki, yada daha eski teknolojili bir arabada daha kalın
yağ kullanımı mantıklı olabilir. Yeni bir arabada piston aralıkları
daha incedir, dolayısıyla ince yağ kullanımı hem sürtünmeyi
azaltması sebebiyle, hem de aralıkların zaten dar olmasından ötürü
mantıklıdır. Ancak 100.000 km.yapmış bir motorda aralıklar
fazlasıyla açık olacağından nispeten daha kalın bir yağ
kullanmak mantıklı bile olabilir. Böylelikle yağ sızıntılarını
bile önleyebilirsiniz. 20W-50 mesela..
Değişik Tip Yağların Karıştırılması
Sentetik yağların yarı sentetik olanlarla hatta mineral yağlarla
uyumlu olduğunu söyleyenler olabilir, ancak yağ kaçırma
problemleri yaşamamak ve motorunuzun nihai performansı açısından
başlangıçta bu tipten birini seçmenizi ve kesinlikle değiştirmemenizi
tavsiye ederim. Mineral yağların içerikleri sentetik olanlardan
farklıdır, ve mineral yağ emmiş contaların sonradan özellikle
daha ince olan sentetik yağa geçildiğinde yağ kaçırabilmeleri
olasıdır. 250.000 km sorun çıkarmadan çalışmış motorların,
bu kilometrede mineralden sentetik yağa geçildiğinde kaçırmaya
başladığına da rastlanılmıştır. Bunda sebep büyük olasılıkla
sentetik yağa geçiş öncesi motoru belirli bir süre rolantide çalıştırmak
sureti ile temizleme amaçlı kullanılan ince yağın motor içinde
zamanla birikip artık sızdırmazlık görevi gören kalıntıları
silip süpürmesi ve bunları da temizlemesidir. Buradan şu sonucu
çıkartabiliriz: Arabanız yeniyse ve mineral bazlı yağ kullanıyorsanız
temizleme amaçlı yağı uyguladıktan sonra sentetik yağa iç
rahatlığıyla geçebilirsiniz. Hatta 5W-40 gibi bir viskozite aralığı
seçip mecbur kalmadıkça bunu bile değiştirmemek en iyisi. Çünkü
bunun değişmesi kesinlikle yağın kalınlığının da değişmesi
anlamına gelir. Ancak ve ancak arabanız çok fazla km. yaptıysa
bir miktar daha kalın yağa geçin. Yukarıdaki örnekte kalın bir
mineral yağdan çok ince bir sentetik yağa geçiş sonrası da kaçırma
oluşmuş olabilir. Çünkü 250.000 km. yapmış bir motorda aşınma
çok fazla olacağından belki de suç ince yağ seçiminde.
Motor Yağı ile Yakıt Sarfiyatı Arasındaki İlişki Nedir??
Bir yağın viskozitesi yağın kendi içsel sürtünmesiyle bağlantılıdır.
Bir yağın viskozitesi ne kadar yüksekse, yani kalınlığı ne
kadar fazlaysa, sürtünme o kadar fazla olacaktır. 20W-50 yağ
yerine 0W-30 viskoziteli bir yağ kullandığınızda sürtünme
daha az olacaktır. Ancak yukarıda da bahsettiğimiz gibi, yağ seçiminde
asıl etken sizin sürtünmeyi nasıl istediğiniz değil, bulunduğunuz
iklim şartları olmalıdır. Gereksiz yere çok ince yağ kullanmayın.
Aklınıza benim aklıma gelen şey geldi mi acaba merak ettim? Eğer
bir yağ ne kadar ince ise sürtünme o kadar az ise?... ve eğer
drag yarışına katılacaksanız? Yağınız kalın ise ayvayı
yediniz.
Koyu Renk (Kirli) Yağlar Motordaki Olası Problemlerin Habercisi
mi?
Kirli, yahut koyu renkli yağ kesinlikle motordaki olası
problemlerin habercisi değildir. Aksine iyi bir işarettir. Kirli
yağ, yağın görevini yerine getirdiğinin kanıtıdır: Motor
veya her ne ise, artıkları toplayıp motorun belirli kesimlerinde
takrar toplanmamak üzere onları kendi içinde biriktiriyor
demektir. Zaten yağınızı ve yağ ile birlikte filtrenizi de değiştiriyorsanız
sorun yok demektir.
Motor Yağı Seviyesi Kontrolü
Doğru bir okuma için öncelikle otomobilinizi düz bir zeminde
parkedip en az 5dk. olmak üzere yağın süzülmesini bekleyin. Yağ
çubuğunu çıkarıp bir bez ya da kağıt mendil ile silin. Yağ
çubuğunu yerine yerleştirip birkaç saniye bekleyin. Yağ
seviyesini okumak üzere tekrar çıkardığınızda büyük bir
ihtimalle MIN ve MAX seviyeleri arasında, genellikle de MIN
seviyesine yakın olacaktır. Her seferinde çok fazla olmamak
sureti ile ve yine her defa kontrol etmek sureti ile MAX seviyesine
yaklaşıncaya kadar yağ ekleyin. Kesinlikle MAX seviyesini geçmeyin.
1600 cc. hacimli bir motorda genellikle 1 lt.�lik yağın yarısı
yeterli olacaktır. Belki biraz fazlası.. Ancak kutunun dibinde çok
az dahi kalmış olsa, �bunu taşıyacağıma ekleyeyim, MAX
seviyesini biraz geçiversin, ne olacak?� mantığıyla kalan
yağı da eklemeyin. Motorun performansına göre birkaç hafta, en
geç bir ay sonra zaten elinizde kalan yağ miktarı kadar eksilme
olacaktır. Daha sonra ekleyin, en iyisi... Çubuğu yerine yerleştirdikten
sonra motor yağ kapağını kapatmayı unutmayın. Periyodik yağ
seviye kontrolleri her 2000 km.�de bir yapılabilir. Ancak en
iyisi herkesin kendi istatistiğini tutması. Yağ eksiltme; motor
performansı, motorun üzerindeki km. ve bakımıyla alakalı olduğu
kadar aynı model ve yaşa sahip otomobillerde sürücülerin kullanım
tarzından kaynaklanan farklılıklar olması da doğaldır. Bu
sebeple isterseniz ilk birkaç sefer ortalama bir km. belirleyin, ve
kontrollerinizi kendinize özel aralıklarla yapın.
HAVA
FİLTRELERİ
İçten yanmalı motorlarda ve kompresörlerde gerekli olan
havayı temizleyerek, yanma odalarına gönderen elemandır.
Havanın iyi temizlenmemesi durumunda, yanma odalarına
gidecek toz ve yabancı maddeler motoru aşındırır.
İyi bir hava filtresi, aracın masraflarını azaltır ve
aracın ömrünü uzatır. |
|
HAVA
FİLTRESİ

♦ Motora gerekli olan havayı
temizler
♦ Motor elemanlarını korur
♦ Yakıt/hava karışımını
dengeler
♦ Bakım/tamir masraflarında
tasarruf sağlar
UYGULAMALAR
İş makinaları; ticari araçlar; maden makinaları; tarım
makinaları; otomobiller; jeneratörler; kompresörler; deniz
araçları vs.
 |
YAKIT
FİLTRESİ
♦ Motorun ihtiyacı olan yakıtı temizler
♦ Motor ve pompa elemanlarını korur
♦ Yakıt pompasının ömrünü uzatır
♦ Motorun verimini arttırır
♦ Bakım/tamir masraflarında tasarruf sağlar
♦ Atom ve eleman tip uygulamalar
♦ Farklı süzme elemanları
UYGULAMALAR
İş makinaları; ticari araçlar; maden makinaları;
tarım makinaları; otomobiller; jeneratörler; kompresörler;
deniz araçları vs
|
|
|